ant

Temmuz 31, 2008

kimseler bilmeyecek bana olan aşkını, kimseler anlamayacak yalnızlığımı paylaştığını…. söz verdim bir kere.

alışkanlık

Temmuz 30, 2008

şimdi soruyorum? bu kaçıncı vazgeçme. inan bana bu son olsun diye çabalıyorum. bu dediğim birden fazla kelimeleri taşıyor, ağrılı.

odamda güvendeyim. alışkanlıklarımla güvendeyim. yağmur öncesi gelene dek alışkanlıklarım boşluklara emanet. farkında olamadığın karanlıklarına. bide bunu koy üst raflardan bir yer aç. nasıl olsa dönüp bakmıyorsun tavan arasına.

boks

Temmuz 29, 2008

mike tyson yenilince; saatlerce izlediğim maçlarında. ben bir kez daha kendimi avuturum. korkumdan. umutsuzluk korkusundan.

deterjan

Temmuz 29, 2008

odamda yalnız gezinirken yine, O nun sokakta yürüyüşünü, saçlarını oturup konustum. ve daha sonra ona ait ilişkimin ne düzeyde olduğunu öğrenmek için bir kağıda krokisini çizdim sevgimin. ama bom boş bir sayfaydı nihayeti. sonra uzak uzak baktım sokaktaki kıza. ama içim paramparça oldu. gülüşünü oluşturdum gözlerimde. paramparça olmaz mı ki. haksızlık ettim ben yarattım o gülüşleri, oysa O kocaman gözler beni kınamazmıydı, yerini alabilirmiydi bu yaptığım şey…

ne zaman bir sarı renk görsem kıyıda kalmış elbise dolabi haykırır zihnimde. ve daha başka şeyler; siyah, zeytin, kocaman, arabalar, kavşak, gülüşler, kaldırım, O. şimdi ben bu aklımdaki lekeleri nasıl yok ederim, hangi temizleyici yardım eder, berraklaştırır?

bahara doğru

Temmuz 29, 2008

hiç unutupda o bahara ihanet edermiyim? asla. çünkü ben o zamanlar bir sade yamaç görüntüsü. kelimelerle oynardım tıpkı saçımla oynadığım gibi. kuru ve ıslak. hala da öle. ama artık lanetli harfler var çıkmazda. tam ortasında koridorun. ama odamda yinede güvendeyim tıpkı o zamanlar ki gibi. amalar çok var hayatımda, zihnimde. ben o zamanlar O nu anlatırdım büyüklerime. ama pencerede oturup ölümü bekliyen bababanneme değil!. ,

yalan söyledim. kimseye anlatmadım O nu. sadece ben biliyordum. kırmızıyı çok sevdiğini. ben biliyordum çünkü kırmızıyı sevip sevmediğini bilmiyorum. ama öle olmasını istiyordum.

su an O nu anlatmak istemiyorum pek.

korkular piyasada

Temmuz 29, 2008

artık herkes şunu bilsin ki, yüzleşip bir ayna karşısında acı acı, kusarak… parfüm kokusu anlık yalan, yetişemeyip karşıdaki bana, sıra sıra dizip kafanı aynalara…, durmak bilmeyen zamana sövmek çare değildir.

Ve şimdi söylüyorum size, unutamadığım bir kızı, her hafta periyodik olarak aklıma saldıran O nu. bilin ki ben bir aşığım, korkarak yürüyorum kaldırımlarda… çünkü bir hiçim. hayaletlerde ürker hayattan. Şimdi ilişin yanıma anlatıyorum beni…